“Black Hawk Down”ın Somali ahalisini ele alışına benzer bir şekilde, hikayeye süs diye yerleştirilmiş ve böyle rollerde ne işi olduğunu anlamadığım, normalde karizma abidesi bir aktör olan Peyman Muadi tarafından canlandırılan tercüman karakteri dışında ne Libya ne de Libyalılara dair en ufak bir ilgisi yok yönetmenin. Karakterlerin hepsi birbirini yerken çekirdek çitlemeyi de ihmal etmeyen bu garabet kavme karşı şaşkınlıklarını gizlemekten öteye gitmiyorlar, tam da bu nedenle kendilerine sordukları soru bu: biz burada ne halt ediyoruz? O ülkenin o hale gelmesinde bir süper güç olarak ABD’nin ne denli rolü vardır gibi gibi sulara hiç girmiyor Bay. Bir sahnede Silva’ya da söylettiği gibi onun gözünde bu askerler “kendileri için hiç bir anlam ifade etmeyen bir ülkede, kendilerini ilgilendirmeyen bir kavganın ortasında canlarını kurtarmak” durumunda kalan adamlar. Yönetmenin bu yaklaşımı birçoklarınca yüzeysel, ırkçı ve düpedüz cahilane olarak değerlendirilmeye müsait olsa da açıkçası bulundukları yer ahalisi kendilerinden kurtarmakla vazifelendirilmiş kahraman asker motifindense Bay’in kusurlu ama en azından samimi yaklaşımı benim nezdimde çok daha makbul. “13 Hours”un abisi “Black Hawk Down”a nispetle kulağı geçen boynuz olabildiği alanlardan biri bu.
Siyasal tonları bir tarafa bırakırsak, karakterlere odaklanışı ile de Bay’in belki de olgun filmlerinden birisi bu. Bir kere oyuncu seçiminde dört dörtlük bir iş çıkarılmış; Dale ve Krasinski dışındaki tanınırlık düzeyi düşük aktörlerin seçilmesi karakterlerin inandırıcılığını arttırmış. Ekibin bir birleriyle olan diyalogları olsun, herbirinin fiziksel olarak optimum görüntüleri olsun, en iyi yaptıkları iş askerlik olan bir grup adamın hikayesini izlediğimi bana kabul ettiriyor film ve aktörler de rollerinin hakkını fazlasıyla veriyorlar. Gerçi Dale’in performansı yer yer biraz kasıntıydı ama genele vurduğunda lider rolünde parladığı bir gerçek. Krasinski hikayenin kalbi ve sadece komedi konusunda usta olmadığını kanıtlıyor. Bu ikisi dışında Max Martini, Pablo Schreiber ve Trablus üssünden Bingazi’ye yardım için gelen ekibin lideri Glen rolünde Toby Stephens dikkat çekmeyi başarıyorlar.
Related Posts
The Tax Collector (2020) – David Ayer
David Ayer'a senaristliği ile olmasa da yönetmenliği bazında genel bir…
300: Rise of an Empire (2014) – Noam Murro
Zack Snyder'ın "300"üne dair sevilmeyecek ne varsa devam filmi "Rise…






